23 Kasım 2015 Pazartesi

12/05/2015

Kim kırık bir bardaktan hüzün içmek ister ki…

Kırkıncı günde;
Çamur yoğruldu adem oldu,
Venedik limanına çıktı denizci,
Kuşları maviye bulanmış gördü çocuk,
Kırk kaşık su, kırk kaşık buğday
Kırk tane taşla yıkandı
Ve mezarı kapandı lohusanın,
Düğün dernek bitti
Haz doğurdu aşık,
Ruhu özgürleşti ölünün,
Güneş batarken Laleş’te
Kış orucu son buldu Ezidi’nin
Kaç gün, kaç gece?
Gün kırığı çıkardım döşümden,
Yoğurarak pişirdim acımı
Bende kaldı kanatların,
Yüzüme mavi bir dövün oldu
Bulaşıcıydı aşk
Venedik limanında kaç güneş batı,
Saymadım
Zamanı yitirdim, zamansız

Bitmedi karantina günlerim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder