MAVİ
Kaç med-cezire dayanır deniz?
Sormazlar mı Ay’dan denizin
ahını…
Duygularımı
incecik bir tülbentten sizin için süzmüştüm bayım…Parmak uçlarıma basarak ve
güvercin ürkekliğinde;
”Issız bir sahilim,
Kıvırcık yelelerin karışıyor dalgalarıma…
Yelelerinde kristaller…
Ay denize kavuştuğunda almış götürmüş dilimi…
Tutulmuşum yerçekimsiz…
Gözlerin okaliptüs…
Gözlerim hüzün bataklığı”…
diye fısıldamıştım bayım.
Sustunuz! Yoksa siz şiirden
korkuyor musunuz bayım? Oysa ki o incecik türküleri pek de naif söylüyordunuz…
“Ah kimselerin vakti yok durup
ince şeyleri anlamaya” demişti Gülten Akın bir şiirinde…Pardon bayım! Yine şiir
dedim, hem de kadının şiiri dedim…Kadının incecik şiiri dedim…Amacım sizi
ürkütmek değildi üzgünüm zamanınızı aldım bayım…
Şiir sizi, siz güvercini
ürküttünüz bayım…Şimdi bütün incelikler güvercin ayağında halhal…
Sadece son bir söz bayım, Kalın
fırçanızla şekilsiz çarpılar çizerken mavimi yaralıyorsunuz, kendi mavinizi
masmavi yapmak adına…
Şimdi fırçanızı alın ve gidin
bayım…
Ebru AKÇAY
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder