29 Mayıs 2015 Cuma
















MAVİ

Kaç med-cezire dayanır deniz?
Sormazlar mı Ay’dan denizin ahını…




Duygularımı incecik bir tülbentten sizin için süzmüştüm bayım…Parmak uçlarıma basarak ve güvercin ürkekliğinde;
”Issız bir sahilim,
  Kıvırcık yelelerin karışıyor dalgalarıma…
  Yelelerinde kristaller…
  Ay denize kavuştuğunda almış götürmüş dilimi…
  Tutulmuşum yerçekimsiz…
  Gözlerin okaliptüs…
  Gözlerim hüzün bataklığı”…
diye fısıldamıştım bayım.

Sustunuz! Yoksa siz şiirden korkuyor musunuz bayım? Oysa ki o incecik türküleri pek de naif söylüyordunuz…

“Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” demişti Gülten Akın bir şiirinde…Pardon bayım! Yine şiir dedim, hem de kadının şiiri dedim…Kadının incecik şiiri dedim…Amacım sizi ürkütmek değildi üzgünüm zamanınızı aldım bayım…

Şiir sizi, siz güvercini ürküttünüz bayım…Şimdi bütün incelikler güvercin ayağında halhal…

Sadece son bir söz bayım, Kalın fırçanızla şekilsiz çarpılar çizerken mavimi yaralıyorsunuz, kendi mavinizi masmavi yapmak adına…

Şimdi fırçanızı alın ve gidin bayım…

Ebru AKÇAY



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder