1960’lı yıllar,
çocukluğumun Ankara’sında hatırladığım ilk kapalı garaj “Emek Garajı” dır.
Ulus’ta bulunan garajı sahibi yada işletmecisi Kadri veya Kadir Amca idi. İsim
hafızam biraz karışmış.
Garajda Kadri Amca’ya ziyarete babamla
gitmiştik. Kadri Amca ile babam arkadaştılar.
Garajdan içeriye tünel gibi bir yokuş
aşağıya iniş vardır, bu benim için sanki bir maceranın başlangıcıydı. Kadri
Amca’nın bürosu garajın karanlıkça sayılacak içerisinde pırıl pırıl parlak bir
mekandı. Garajın içerisinde her renk ve markadan arabalar vardı. O kadar
çok arabayı bir arada yolların dışında ilk defa görüyordum. Babamlar sohbet
ederken ben de arabaları inceledim. Yan yana sıralanan araçların kocaman mekan
içinden kendilerine ayrılan dar yollardan nasıl çıkabileceğini merak etmiştim.
Kadri Amca’nın bürosunda çay içtikten sonra ayrıldık.
Zaman zaman babamla yine Kadri amca’yı
ziyarete gittik. Sanırım o yıllarda oto galericiliğinin de temelleri
atılıyordu. Yurt dışına, daha çok Almanya’ya çalışmaya giden vatandaşlarımızın
yurda ithal otomobil getirme haklarını aracılar vasıtasıyla kullanarak yurt
içinde satışını sağlıyorlardı. Bu da yeni bir ticaret dalı olmuştu. Babam
Gümrük Komisyoncusu, ( O yıllarda mesleğin adı buydu) bu günkü adıyla Gümrük
Müşavirliği işini yapıyordu. Kadri Amca da bu yeni ticaret dalının da belki de
ilk temsilcilerindendi.
Emek Garajı’nın girişinde Chevrolet,
Dodge, Plymouth, Austin, Cadillac marka arabalarla İstanbul’a taksi
dolmuşçuluk yapılırdı. O arabalarda öne 1 arkaya 3 yolcu alınırdı.
Çığırtkanların İstanbul’a 1-2 dediklerini hatırlıyorum.
Garajın girişinin bir tarafında İstanbul
yolcuları için araba dururken diğer tarafında Ankara’da Maltepe semti için
araçlar (taksi dolmuş) dururdu. Maltepe’ye giden araçlar biraz daha külüstürdü.
Eski Türk Filmlerinde gördüğümüz arabalara benzerdi. Taksilerin yan
şeritleri bu günkü gibi düz şerit değil damalı dediğimiz siyah-sarı karelerden
oluşurdu.
Yeni güzel pırıl pırıl parlayan araçlar
İstanbul’a yolcu taşırdı.
Ankara’da çalışanların bazıları modelleri
gereği arka kapıları birbirine paralel değil, ortadan sağa ve sola açılırdı.
Arka tarafta koltuklar karşılıklı yer alırdı, böylece daha çok yolcu taşınırdı.
İstanbul’a taksi dolmuşlarla gidenler
genellikle kalbur üstü veya acele işi olan iş adamlarıydı.
Zaman içerisinde ulaşımda meydana gelen
gelişmeler İstanbul’a taksi dolmuşlar kaldırıldı.
Şehir içinde ise ulaşım farklılaştı.
Emek Kapalı Garajı hala Ulus’ta durmakta,
sahipleri kimlerdir, Kadri Amca hayatta mıdır, bilmiyorum Gidip sormak ise
aklıma gelmiyor.
Hoşça kal, sevgilerimle.
Handan Öralay
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder